Trabzonlu Hasan Tahsin

Tufan ŞİŞLİ
11 Dakikalık Okuma

Yazar: Cevat Tufan ŞİŞLİ

Aile bilgileri

Kırali ailesinin ulaşılabilen ilk nüfus kaydına 1844 yılında rastlanmıştır. 1844 yılında doğan Temel Kırali, Mamoç ve Fatma’nın çocuğudur. Hasan Tahsin Kırali’nin torunu Sabri Malkoç’a not aldırdığı hatıratında ise Kırali Oğullarının kökü, Köprübaşı ilçesine bağlı Holomezere (Yılmazlar) köyünün Bobalo (Baboli) Mahallesi’ne uzanmaktadır. 1740 yıllarında, Sarı Mustafa bu köyden ailesi ile birlikte ayrılarak 4 -5 km. daha aşağıda bulunan Mazuka (Karacakaya) köyüne yerleşir. Böylece Kırali oğullarının soyu Sarı Mustafa ile başlar.  Sarı Mustafa’nın doğduğu Holomezere köyünde yaşayanlar, Müslüman oldukları halde, Rumca konuşurlarmış. Ancak Sarı Mustafa, Mazuka köyüne yerleştikten sonra mecburen Türkçe öğrenerek Rumcayı bırakmış. Yılmazlar Köyünde yaklaşık 1740 yılında doğan Sarı Mustafa; Hacı Dafi, Müdafi, Hacı Süleyman ve Kırali adındaki dört oğluyla birlikte Mazuka (Karacakaya) köyüne göç ederek yerleşmiş. Yaşamını çiftçilik ve hayvancılık yaparak sürdüren Sarı Mustafa’nın evlatlarından Kırali, Karacakaya köyünün karşı yamacında otlak olarak kullanılan ve orman içinde bulunan Filidoz (Çiftesu) adlı yere yerleşerek buraya köy kurmuş. Kırali’nin soyundan gelenler, bugün “Kırali” soyadını kullanıyor. Hasan Tahsin Kırali’nin, Gülhanım Kurşunoğlu ile olan ilk evliliğinden Ali Rıza ve Ayşe, Zekiye Kulaç ile olan ikinci evliliğinden Münevver, Ayşe Küçükali ile olan üçüncü evliliğinden ise Saadet, Süleyman ve Özcan ismini verdikleri çocukları olmuştur.1

Hasan Tahsin Kırali

Hasan Tahsin Kırali

- Sponsorlu Reklam -
Hasan Tahsin Kırali soy ağacı

Rusya günleri

Henüz yedi yaşındayken babası Süleyman Bey’i kaybeden Hasan Tahsin, çocukluğun ilk yıllarında yetim kalmanın zorluklarıyla karşılaştı. Temel eğitimini almak üzere gittiği medresede okuma yazmayı öğendi. Dönemin çetin şartları nedeniyle on bir yaşına geldiğinde okul hayatına veda etmek zorunda kaldı. Çalışma azmi ve kararlılığı onu memleketinden çok uzaklara, Batum’a götürdü. Müteahhitlik yapan üvey ağabeyinin varlığı ve onun bir Rus şirketi adına yürüttüğü inşaat ile ticaret faaliyetleri, Hasan Tahsin’in meslek hayatındaki en büyük dönüm noktası oldu. Ağabeyinin izinden giderek yapı sektörüne adım atan genç Hasan Tahsin, Batum ile başlayan bu gurbet yolculuğunda Rusya’nın farklı şehirlerinde çalışarak yedi yıl boyunca gelişti. 1898 yılında yirmi üç yaşındayken, doğup büyüdüğü Çiftesu köyüne geri döndü.2

Samsun-İstanbul-Sürmene

Samsun’da mimarlık ve inşaatçılık işlerine başladı. Kısa sürede güvenilen ve ismi bilinen bir kişi haline geldi. Eşi hastalanınca, tedavi amacıyla İstanbul’un Fatih semtine taşındılar. Büyük Fatih yangınında evlerini ve eşyalarını kaybettiler. 1915 yılında tekrar Sürmene’ye dönmek zorunda kaldılar. Hükümet Konağı inşaatı ihalesinin ona verilmesi işlerini toplamasına yardımcı oldu. Tuğladan bir bina inşa etti. Binanın ömrü çok kısa olmuştu. Rusların Sürmene’yi işgal edeceklerinin anlaşılması üzerine hükümet konağı ve ek binaları yakılarak imha edildi. Kısa bir süre sonra da Trabzon’da Rus işgali başladı.3

Kıralioğlu Hasan Tahsin’in Fransızca iş ilanı

Rus işgali dönemi

- Sponsorlu Reklam -

Ruslar Trabzon’u işgal edince idarî ve askerî bir teşkilat kurarak Sürmene’yi üç bölgeye ayırmıştı. Her bölgeye birer kumandan göndermiş, onların başına ise Albay Okra Naçarnik atanmıştı. Hasan Tahsin iyi derecede Rusya biliyordu. Rus komutana tercümanlık yapmaya başladı. Kurduğu iyi iletişim ve Hristiyan nüfusun da güvenini kazanmış bir kişi olması sayesinde Sürmene’deki Türk toplumunun temsilcisi kabul edildi. 4 Bu dönemde haakında yapılan şikayetler üzerine Batum’da bir soruşturma nedeniyle kısa bir süre tutuklu kalsa da Okra Naçarnik’in emriyle Sürmene Belediye Başkanı olarak atandı. 5

Sürmene’deki Rus Kumandanlığı, Sargona(Çamburnu) ile Golonsa(Soğuksu) arasındaki yolun yapım ihalesini Hasan Tahsin Bey’e vermişti. Ayrıca Değirmendere kıyısındaki liman tesisi ihalesinin de önemli bir kısmı ona verilmişti. 6

Rus işgalinin sona ermesi

- Sponsorlu Reklam -
BURASI REKLAM ALANIDIR

1917 Devrimi sonrasında Bolşevikler, Çarlık Rusyası’nın işgal ettiği topraklardan savaşsız olarak çekildi. Onların ideolojisi komşu ülke topraklarının zorla ele geçirilmesine karşıydı. 24 Şubat 1918 günü Osmanlı ordusu Trabzon’a, 25 Şubat 1918 günü ise Sürmene’ye girdi. Yirmi iki ay süren Rus işgali nihayet bitmişti. İşgal günlerinde de iş hayatı kesintisiz deva eden Hasan Tahsin eğitim faaliyetlerine destek olmaya başladı. Sürmene’nin Humurgan ve Zarha mekteplerinin öğretmen maaşları için üç taksitte önce 600 lirayı ve iki taksit olan 400 lirayı bağış yapacağını Trabzon Maarif Müdüriyetine bildirdi.7

Kazım Karabekir’in kurduğu Yetim Çocuk Köyü projesinden etkilenerek kendine ait üç katlı bir evi okula dönüştürüp, Sürmene Yatılı Eytam Mektebini açtı.Okulun kapasitesinin zamanla yetersiz kalması üzerine yeni bir ev kiralayarak burayı da okula dahil etti. 8

Hasan Tahsin Kırali, Acara Devlet Başkanı oldu mu?

Birinci dünya Savaşı yıllarında ve hemen sonrasında Acara’da, çok kısa zaman aralıklarıyla, farklı güçler egemen olmuştu. Osmanlı Devleti, İngiltere, Ankara Hükümeti, Menşevik Gürcüler dönemleri peş peşe yaşanmıştı. Kızılordu bölgeye yaklaşınca, Menşevikler tüm Bolşevik mahkumları serbest bırakarak Acara’dan çekildi. Batum’daki Bolşevikler, Sergey İvanoviç Kavtaradze başkanlığında bölgesel ihtilal komitesinin yönetimi devir aldığını duyurmuştu. Ankara Hükümeti 16 Mart 1921 Moskova Antlaşması ile Acara Bölgesel özerk yönetimini kabul etmişti. 16 Temmuz 1921 Kars antlaşmasına da Muhtar Sosyalist Acara Cumhuriyeti eklenip karşılıklı imzalanmıştı. 14 Ocak 1921 tarihinde Kızıl Acaristan’da merkezi icraiye komitesi kurulmuş ve başkanlığına Hasan Tahsin Himşiaşvili seçilmişti.

Burada adı geçen Hasan Tahsin ile Trabzonlu mimar Hasan Tahsin aynı kişi değildir. Acara Devlet başkanı olan kişi Hasan Tahsin Himşiaşvili ile Kıralizade Hasan Tahsin farklı insanlardır. Kıralizade’nin, bölge bolşeviklerin eline geçince kısa bir süre orada tutuklu olarak kalması, isim benzerliği de eklenince, kimi tarihçiler tarafından aynı kişi sanılmıştır. 9

Ganita’da Kıralizade Hasan Tahsin’in kendisi için yaptığı ev

Kamil Gündoğdu; TRABZON Ganita’da Kıralizade Hasan Tahsin’in kendisi için yaptığı ev. (Trabzon’dan Esintiler)

Mustafa Suphi ile birlikte öldürülen TKP Heyeti’ndeki Kıralioğlu Maksut ile akraba mıydı?

Kıralioğlu Maksut ile Hasan Tahsin Kırali yakın akrabaydı. Hasan Tahsin’nin üvey abisi ve Maksut’un babası aynı dönemde Batum’da, farklı işlerde, çalışmışlardı. Maksut’un babası Mehmet Bey fırıncılık yaparken, Hasan Tahsin’in üvey abisi Ali Rıza Bey inşaat işleri yapıyordu.

Maksut Kırali ya da Kıralioğlu Maksut; 1889’un karlı bir kışında, Mehmet Bey ve Miyase Hanım’ın çocuğu olarak Sürmene’ye bağlı Fildoz (Çiftesu) Köyü’nde dünyaya gelmişti. Doğum yerinin kayıtlara Aso (Aksu) olarak geçmesi, dönemin idari yapılanmasından kaynaklanıyordu. Dört çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu.10 Babasının yanında çalışmak için Batum’a gittikten sonra Bolşeviklerle tanışmış ve onlarla birlikte çalışmaya başlamıştı. Kaluga’ya sürgün edilen Mustafa Suphi ile tanışmış ve birlikte öldürülünceye kadar onunla birlikte olmuştu. Ankara Hükümeti’nin davetlisi olarak Anadolu’ya gelen TKP heyeti henüz Maçka’dayken, Hasan Tahsin Kırali, akrabası Maksut!’u kurtarmak için birini yollamış ancak başarılı olamamıştı. Trabzon’a getirilen 15 kişilik TKP Heyeti’nden, bir motora bindirilerek Kahya Yahya ve jandarma marifetiyle öldürülen 14 kişiden birisi de Kıralioğlu Maksut olmuştu. On beşinci kişi olan, Mustafa Suphi’nin eşi Maria Mihailovna Yerşovskaya ise onlarla birlikte öldürülmemiş Kahya Yahya ve Nemlizade Ragıp’ın iğrenç işkencelerine aylarca maruz kaldıktan sonra katledilmişti.11

1938 Trabzon Soğuksu Yeni Köşk, Hasan Tahsin ve ailesi

1938 Trabzon Soğuksu Yeni Köşk, Hasan Tahsin ve ailesi

Eytam okulu öğrencileri ile yurt gezisi

Hasan Tahsin Bey, okul öğrencilerinden 60 kişilik bir grup kurarak, öğretmenleri Rasim, İsmail ve Muhsin Beylerin sorumluluğunda, okul bandosu ile birlikte 5 Haziran 1923 tarihinde Trabzon’a bir gezi düzenlendi. Okul bandosunun gösterisi ve onurlarına verilen yemeklerden sonra gezi ekibi ülkeyi dolaşmaya başladı. Samsun, İstanbul, Ankara ve İzmir şehirlerinde gösteriler düzenlendi. Gösteriler çok ilgi çekmiş olsa da eğitim hayatını sürdürebilecek maddi kaynak toplayamadığı için kısa sürede faaliyeti sona erdi. 12

Sürmene Tahsin Kırali Yetim Okulu öğrencileri ve öğretmen İsmail Kulaç, 1923

Kamil Gündoğdu; Trabzon, Sürmene Tahsin Kırali Yetim Okulu- 1923 Öğretmen İsmail Kulaç (Trabzon’dan esintiler)

Hasan Tahsin ve Eytam Okulu öğrencileri, Trabzon Millet Bahçesi, 7 Mayıs 1923

Trabzon Hükümet Konağı’nın inşası

15 Eylül 1924 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk, Trabzon ziyareti sırasında Vilayet Konağını ziyaret ederek binanın duvarlarında, 10 Temmuz 1919’da yaşanan ve çok sayıda insanın ölümüne neden olan Cephanelik binasındaki patlama sonucunda oluşan çatlakları görmüş ve binanın yıkılarak yerine yenisinin yapılması için talimat vermişti. Talimat üzerine hükümet konağı yapımı için 25 Temmuz 1925 tarihinde ihale ilan edilmiş ve ihaleyi Sürmene eşrafından müteahhit Hasan Tahsin Bey kazanmıştı. İnşaat bazı dönemlerde ödeneğin yetersiz gelmesi sebebiyle kesintiye uğrayıp, süreç biraz uzamış olsa da 1933 yılında hükümet konağı Cumhuriyet’in 10.yılının kutlandığı 29 Ekim 1933 tarihinde tamamlanarak hizmete açılmıştı.13

Trabzon Hükümet Konağı

Hasan Tahsin Kırali’nin vefatı

Çocuklarıyla birlikte uzun yıllar boyunca birlikte çalışan Hasan Tahsin Kırali 6 Haziran 1940 günü ise İskele Meydanı’nda yaptırdığı bina inşaatını incelemek üzere evden ayrılmış ve bu sırada geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmişti. 14

Çocukları onun eğitim faaliyetlerine olan ilgisini benimsemiş, vefatından sonra bu sorumluluğu üstlenerek Hasan Tahsin Kırali adını verdikleri okullar açmıştır.


  1. Sabri Malkoç, Hasan Tahsin Kırali, Kişisel Yayın, s. 4-9↩︎
  2. Sabri malkoç, 2007, s. 9-10↩︎
  3. Sabri Malkoç, 2007, s. 11↩︎
  4. Mehmet Bilgin, (1990), Sürmene Tarihi, İstanbul: Sürmene Belediyesi Kültür Yayınları, 1990, s. 402; Hüseyin Karadeniz, “Kıralizade Hasan Tahsin Bey’in Trabzon’un Eğitim ve İmar Hayatına Katkıları”, Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, 9/20, s. 635↩︎
  5. Kudret Emiroğlu, Trabzon’un “Liberal Bolşeviği” Rıfkı Kulaç (1896-1962), İstanbul: Islık Yayınları.2020, s. 230; Hüseyin Karadeniz, “Kıralizade Hasan Tahsin Bey’in Trabzon’un Eğitim ve İmar Hayatına Katkıları”, Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, 9/20, s. 635↩︎
  6. Sabri Malkoç, 2007, s. 17-19↩︎
  7. Hüseyin Karadeniz, “Kıralizade Hasan Tahsin Bey’in Trabzon’un Eğitim ve İmar Hayatına Katkıları”, Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, 9/20, s. 636↩︎
  8. Mehmet Akif Bal, (2007), Trabzonlu Ünlü Simalar, İstanbul: Çatı Yayınları. 2007, s. 470.↩︎
  9. Taner Gökdemir, Boşevikliğin ilanından sonra Acaristan Muhtariyetinde İslamiyetin Durumu ve Kurumlarda Tesis Edilmesi, 2016, Uluslararası Gürcistan’da İslamiyet’in Dünü Bugünü Yarını Sempozyumu Bildiriler Kitabı 7-8 Mayıs-2016 / İSTANBUL, Gürcistan Dostluk Derneği Yayınları, İstanbul 2017, s. 325-332)↩︎
  10. Enbiya Kırali, Moskova’dan Anadolu’ya Maksut ve Mustafa Suphi, Kaldıraç yayınları, 2015, s. 21-22↩︎
  11. Tufan Şişli, Mustafa Suphi ve Ailesi, Doruk yayınları, 2026↩︎
  12. Hüseyin Karadeniz, “Kıralizade Hasan Tahsin Bey’in Trabzon’un Eğitim ve İmar Hayatına Katkıları”, Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, 9/20, s. 638-640↩︎
  13. Trabzon Vilayeti Binası Tarihçesi”, (28 Ekim 2023). http://www.trabzon.gov.tr/↩︎
  14. Hüseyin Karadeniz, “Kıralizade Hasan Tahsin Bey’in Trabzon’un Eğitim ve İmar Hayatına Katkıları”, Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, 9/20, s. 633↩︎
TAGGED:
Bu Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Instagram’da paylaş

Görseli indirip Instagram’da gönderi veya hikâye olarak paylaşabilirsiniz. Metni kopyalayarak açıklamaya ekleyebilirsiniz.

Instagram’ı aç