Şiir Felsefe Arasındaki İlişki Üzerine – Ekrem Keleşoğlu ile Söyleşi

Fatma Esra HOROSAN
10 Dakikalık Okuma

Şiir ve felsefe, farklı araçlarla da olsa insanın varoluşunu, gerçeği ve dünyayı anlamlandırma çabasından doğuyor. Fatma Esra Horasan, Ekrem Keleşoğlu ile bu iki alanın ontolojik yakınlığını, tarihsel köklerini ve gündelik hayattaki karşılıklarını konuştu.

Sokrates büstü

Fatma Esra Horasan

Söyleşi

Fatma Esra Horasan: Ekrem hocam, farklı sanat disiplinlerinin birbirleriyle ontolojik bir ilişki içinde olduğunu ve bunun üzerinde konuşulması gerektiğini söylediğinizi, daha önceki çalışmalarınızdan biliyoruz. Bu görüşten hareketle, şiir ile felsefe arasında böyle bir söylem oluşturabilir mi?

Ekrem Keleşoğlu: Tabii ki oluşturabilir. Her biri kendi gerçekliğinin derin ve geniş kavramsal alanlarını oluşturan ve birbirinden ayrı gibi görünen bu iki disiplin; kendi varoluşlarını oluştururken ortaya çıktıkları nedenselliğin temeli insandır. Hem felsefe hem şiir insan merkezlidir. Dolayısıyla iki disiplin arasında bir ilişki vardır.

Fatma Esra Horasan: Peki bu durumda şiir ile felsefe arasındaki ilişkiyi en sağlam hangi parametreler üzerinden kurabiliriz?

Ekrem Keleşoğlu: “Daracık kavrayış aralığından görülüveren kocaman dünya.” Bu söz Oruç Aruoba’ya ait. Yakın zamanda kaybettiğimiz Oruç Aruoba, Türkiye’nin son yıllardaki önemli felsefecilerinden birisiydi. Ama aynı zamanda bir şairdi de. Aruoba bu sözü, haiku şiirini tanımlamak için kullanıyor. Haiku 5/7/5 hece ölçüsüyle yazılan, üç satır ve tek kıtadan oluşan, doğanın ve mevsimlerin güzelliğini anlatan bir Japon şiiri geleneğidir. Oruç Aruoba bu sözü, haiku şiiri üzerine söylemiş olmasına rağmen; “Daracık kavrayış aralığından görülüveren kocaman dünya.” söylemi, şiiri ve felsefeyi de tanımlayan bir cümledir. Çünkü dar bir kalıbın okurun zihninde derin ve sınırsız anlamlar oluşturması, şiir ve felsefenin temel özelliklerinden bir tanesidir. Fanilik yani ölümlülük, şiirin ve felsefenin formatıyla zamansız ve sonsuz bir gerçekliğe kavuşur. Bu bir yaşanmışlık, bir önerme ya da kavramın, şiir ve felsefenin söylemiyle dile getirildiklerinde, o anı aşarak oluşturdukları gerçeklikle sonsuza dek yaşamaya devam etmeleri demektir. Bu da felsefe ve şiirin temel özelliklerinden bir diğeridir. Bunlarla birlikte felsefe ve şiir insanın varoluşunu, evreni ve gerçeği açıklama eylemi üzerinden kendilerini oluştururlar. Amaçları budur.

Fatma Esra Horasan: Ekrem hocam ortaya çıkış nedensellikleri ve aralarında benzer bir işlevsel yakınlık olan şiir ve felsefe, yapısal olarak da birbirlerine benziyorlar mı? Onları nasıl tanımlayabiliriz?

Ekrem Keleşoğlu: Felsefe varlığın oluşumundaki töz, anlam ve nedensellik ilkesi üzerine düşünce oluşturma eylemidir. Ya da varlık, bilgi, gerçeklik, doğruluk, ahlak ve dil bilgisi üzerine yapılan sistemli, eleştirel akla dayanan bir düşünce etkinliğidir. Şiir ise şairin sözcüklere, sözlük anlamları dışında onlara yüklediği yeni anlamları imge, metafor, belagat, ritim ile uyumlandırmasıyla oluşan edebi türdür. Ya da insanın içinde yaşadığı dünyada karşılaştıklarını anlamlandırmak için sözcüklerle oluşturduğu edebi bir dildir. Şöyle de diyebiliriz; söz ile ucu açık ve zengin çağrışımlar üreterek oluşturulan simgesel anlatıma dayalı sanatsal olgudur. Müzikalite üzerinden bir tanım yapılması gerekirse şiir, sözcüklerin düz anlamlarına ek olmak üzere, ya da bunların yerine başka anlamlar oluşturmak için dilin ses estetiği veya ses sembolizmi gibi, ritmik özelliklerini kullanarak oluşan bir edebiyat türüdür diyebiliriz. Bu genel tanımların dışında tabii ki başka açıklamalar da vardır. Ancak bütün tanımlar ile felsefe ve şiirin ayrı iki disiplin olduğunu görürüz. Ayrıca felsefe aklın ve mantığın yoluyla gerçeği ararken, şiir; hayal gücü, estetik, öngörü ve sezgi ile bu derinliğe ulaşmak ister. Olay şu ki ikisi de insanı konu alır.

Fatma Esra Horasan: Peki Ekrem Hocam felsefe ve şiir yakınlığı üzerine devam edersek, daha başka neler söyleyebiliriz?

Ekrem Keleşoğlu:

  • İki disiplin de, insanın bireysel ve toplumsal varoluşsal problemlerini, gerçeğin epistemolojisini ve hem öznel hem kozmik anlamda evreni anlama çabasını ortak konu edinir. Epistemoloji bildiğimiz gibi; gerçeğin ne olduğunu değil, gerçeğin nasıl algılandığını inceleyen felsefi bir olgudur.
  • Daha önce de belirttiğimiz gibi felsefe bunu kavramsal analiz ve mantıksal tutarlılık gerektiren bir yöntemle yaparken, şiir sezgi, duygu, metafor ve imgeleme dayanır. Felsefe nesnel temellere yönelirken, şiir öznelliğe daha yakındır.
  • Şiir; bazı felsefe düşünceleri yoğun bir şekilde içinde barındıran, “felsefi şiir” dediğimiz türünde olduğu gibi, düşüncenin estetik dille ifadesine dönüşebilir. Yani düşünceyi estetize eder.
  • Ayrıca şiir felsefenin kuru ve ağır kavramlarına duygu ve derinlik katarak düşünceyi şiirleştirirken, düşünceyi daha kolay anlaşılabilir bir hale getirir. Böylece okurun felsefeyle olan bağının gelişmesine katkıda bulunur.
  • Felsefe ise şiirin imgelemine yapısal bir anlam çatısı oluşturarak, imgelemin insan zihninde oluşturacağı imajları tutarlı ve kavranabilir bir hale getirir.

İnsan yaşayan hayatı deneyimleyen, öğrendikleriyle ilerleyen bir türdür. Bunu diğer insanlarla etkileşim içinde gerçekleştirir. Bu iletişimin taşıyıcı kolonlarının en önemlisi dildir. Dil duygu ağırlıklı bir yol üzerinden şiire, akıl ağırlıklı olan diğer bir yol üzerinden felsefeye ulaşır.

Fatma Esra Horasan: Şiir ve felsefe yapısal olarak farklı olmalarına rağmen, aralarındaki yakınlık üzerinden birbirleriyle ilgilendiler mi? Ya da ontolojik yakınlık ile ilgili olarak teorik temelli bir söylem ürettiler mi?

Ekrem Keleşoğlu: Tarihin başlangıcından bugüne kadar geçen sürede, insanın düşünsel varoluşunu oluşturan temel gelişimi, felsefi düşüncenin oluşturduğu felsefe birikimidir. İnsanın onu çevreleyen dünyayı anlama ve açıklama eylemiyle oluşan felsefi birikim, ilk andan itibaren “Sanat ve sanatçı nedir?” sorusu ile ilgilenmiş, bu soruyu sormuştur. Dolayısıyla “Şair kimdir ve şiir nedir?” sorusu ile de ilgilenmiştir. Aristoteles’in sanat ve şiir kuramları üzerine oluşturduğu Poetika adlı eserinden —ki şiir üzerine yapılmış ilk çalışmadır— günümüze kadar geçen süre içerisinde, edebiyatın en tartışmalı alanlarından biri şiir-felsefe ilişkisi olmuştur.

Açık kitap üzerinde okuma gözlüğü

Şiir ve felsefenin entelektüel alanlarında, bu konu üzerine birçok kuramsal çalışma vardır.

Fatma Esra Horasan: Şiir ve felsefenin ortaya çıkışları tarihsel olarak başat mı? Ya da hangi dönemlere tarihlenebilir?

Ekrem Keleşoğlu: Şiir ve felsefe birbirinden bağımsız oluşmuşlardır. Ne felsefe şiirden, ne de şiir felsefeden etkilenerek gelişmiştir. Aralarındaki yakınlığa rağmen, biri diğeri olmadan var olabilir. İnsan felsefeden önce kendini şiirle ifade etmiştir. Kronolojik bir sıralama yapılırsa, felsefenin başlangıcı günümüzden 2.500 yıl önceye dayanır. Bu bir İyon kenti olan Miletos’da Thales tarafından başlatılan ve bugüne uzanan modern felsefenin başlangıcıdır. İnsanın kendi farkındalığına vardığı andan itibaren, ruhlar dünyası ile transandantal meditasyon yöntemiyle dans ve şarkı ritmindeki dualarla kurduğu ilişkiyle başat olarak, içkinliğindeki tinselliği, kelime olarak ifade etmesi ile ortaya çıkan ilk dizeler şiirin arketipini oluşturur. Ancak şiir form olarak, Sümer dini ayinlerindeki duaların melodik ve ritmik bütünselliği üzerinden oluşmuştur. Dolayısıyla şiir diyeceğimiz ilk yazılı eserlerin, 5.000 yıl önceki Sümer tabletlerinde ortaya çıktığını söyleyebiliriz.

Fatma Esra Horasan: Bu konuya eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ekrem Keleşoğlu: Evet, şiirin form anlamında başlangıcını Sümerler ile ilişkilendirmemizin nedeni, bu konu ile ilgili olarak elimizde Sümer tablet metinlerinin olmasıdır. Daha öncesinde bir yapı, şiirin arketipinden itibaren bir form ortaya çıkmış mıdır? Muhtemelen böyle arayışlar olmuştur. Ama nasıl ve ne şekilde olduğuyla ilgili, elimizde bir belge olmadığı için net bir şey söyleyemiyor, ancak görüşler ileri sürüyoruz. Dolayısıyla başlangıç Sümerler diyoruz. Aynı şekilde arkaik felsefenin başlangıcı Thales’ten daha eskidir. Ancak felsefenin Thales’le başlatılmasının nedeni; Thales’in evrendeki her şeyin doğaüstü güçlere değil, rasyonel ve gözlemlenebilir ilkelere dayandığını söyleyen ilk filozof olmasıdır. Dolayısıyla bilim felsefesi Thales ile başlatılır. Yoksa insanın kendini, evreni ve doğayı mantıksal olarak anlama ve açıklama çabasının eylemi, Thales’ten daha eskidir. Antik Yunan felsefesinin başlangıcından önceki dönemlerde, Ortadoğu ve Uzakdoğu kültürlerinde bu tür arayışların metinlerine rastlıyoruz.

Fatma Esra Horasan: Hocam felsefe ile şiirin, bu iki disiplinin pratik hayattaki karşılıkları nedir?

Ekrem Keleşoğlu: Bu güzel bir soru. Çünkü bu üzerinde pek de durulmayan bir konu. Bir tarafta felsefe ve şiirin birbirlerine yakın olmaları, diğer tarafta birbirine yakın olan bu iki disiplinin günlük hayata yansıması var. Varlık, bilgi, ahlak, gerçek, doğruluk gibi yaşamsal ana değerleri içine alarak soyut ve temel problemlerle ilgilenen felsefeyi anlamak eylemi, üst aklın alanı içinde yer alır. Bir anlamda felsefe entelektüel bir faaliyet gibi durmaktadır. Bu yönüyle toplum ortalamasının üstünde bir bilgi birikimi gerektirir. Dolayısıyla felsefe, günlük hayatın içinde fazla yer almaz. Ancak insan, varlığının en içkin temel özelliklerinden biri olan duygularından uzak duramaz. Çünkü insanın içinde yaşadığı dil ile, içinde yaşadığı varoluş arasında kurduğu temel anlam ilişkisi, şiirde ortaya çıkar.

Fatma Esra Horasan: Bu nasıl bir durum oluşturur?

Ekrem Keleşoğlu: İnsanın en çok sevdiği ve bildiği dil olan şiir, güncele taşınır ve daha büyük bir insan topluluğuyla buluşur. Dolayısıyla şiir felsefeye göre günlük yaşamın içinde daha çok yer alır.

Fatma Esra Horasan: Güzel ve bilgilendirici sohbet için teşekkür ederim Ekrem hocam. Bu konuda bizim sorularımız dışında söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Ekrem Keleşoğlu: Şiirle ciddi olarak ilgilenen herkesin, şiir ve felsefe arasındaki ilişki üzerinde düşünmesi ve okuması yapması gerektiğini belirtmek istiyorum. Çünkü bu onlar için önemli bir kazanım olacaktır. Bu arada ben de teşekkür ederim.

TAGGED:
Bu Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Instagram’da paylaş

Görseli indirip Instagram’da gönderi veya hikâye olarak paylaşabilirsiniz. Metni kopyalayarak açıklamaya ekleyebilirsiniz.

Instagram’ı aç